Ana Sayfa  Turizm Çeşitleri  Mavi Yolculuk  Gazeteler  Turizm Linkleri  Arama İletişim

Menü

   Ana Sayfa
 Apartlar
 Balayı Adaları
 Butik Oteller
 Dünya Mutfakları
 Foto Gezi
 GÜNÜ BİRLİK GEZİLER
 Haftasonu Gezileri
 KAMPLI GEZİLER
 Kaplıcalar
 Karadeniz Turizmi
 Konaklama Tesisi
 KÜLTÜR VE TARİH TURİZMİ
 Manzaralar
 Mavi Yolculuk
 Milli Parklar
 Nostalji
 Oteller
 Pansiyonlar
 Seyahat Acentaları
 Tatil Yerleri
 Turizm Çeşitleri
 Turizm Haberleri
 Türkiye Videoları
 İl İl Oteller
 YURT DIŞI TURLARI
  İletişim

 Osmanlı Mutfağı

Okunma

765

Bu hareket sırasında elbette mutfak kültürüne de gereken yeri vereceklerdi.

"Açları doyurun, çıplakları giydirin, yıkılanları yapın, az halkı çok edin" gibi kutsal öğütlerle yola çıkan göç kafilelerinin yeni vatandaki görevleri kendilerine böylece bildirilmişti.

İşte, yıllar sonra Anadolu ve Rumeli'nde gelişen Osmanlı kültürü ve de bu kültürün önemli bir bölümünü oluşturan mutfak ve yemek töreleri Asya Türklerinin tarihsel birikimiyle birlikte oluştu, gelişti ve ünlendi.

Bu hareketli kültür birikimini yeni vatanda geliştirecek, destekleyecek ve üretkenliğini arttıracak bir çok eleman vardı. Yeni toprak, her şeyden önce üç ayrı denizle çevrilmişti: Karadeniz, Akdeniz, Ege Denizi. Bu üç deniz bütün mal varlıklarını Anadolu göçmenlerinin emrine sunmuştu ve bu üç denize bağlı iki boğaz (Çanakkale ve İstanbul Boğazları) ve de onları birbirine bağlayan Marmara Denizi, bir yandan kendine özgü bereketi ile bir yandan da Anadolu'da, dört mevsimi birarada yaşamanın özellikleri ile, Batı'da bahar keyfi sürerken, Güney'de yaz, Karadeniz'de ılıman bir sonbaharı yaşama imkanını kullanarak, ülkenin bütününü, her mevsim taze sebzeler ve değişik meyvelerle donatıyordu. Bizler de, bugün bile aynı keyfi yaşamıyor muyuz?

İşte bu nedenlerle Osmanlı mutfağının ve yemek kültürünün özelliklerini, tarihsel kültürel birikiminin verdiği çeşitlilik ve coğrafyanın ve iklimlerin verdiği zenginlik ve de denizlerin, göllerin getirdiği bereketle birlikte incelemek ve düşünmek gerekiyor.

Bu koşullar, Osmanlı yemek kültürünü dünyanın üç büyük mutfağından biri olma kıvamına getirmiştir.

Yemek konusunda Osmanlı damak tadını bulduğu gibi öyemede ölçüyü unutmamış.

"Az yiyen melek olur
Çok yiyen helak olur"

O zamanlar, buna benzer vurgulu sözleri usta hat sanatçıları o sanat eseri olan süslü yazılarıyla yazan, zarif levhalar yaparmış. Akıllı ev sahipleri de bu levhaların bir iki tanesini yemek odalarının duvarlarına asarmış:

"Az yiyen her gün yer
Çok yiyen bir gün yer" gibi.

"Ağız yer, yüz utanır" gibi.


  Yorumlar

 
SSC Tur -Göztepe


BOLU YAYLALARI


Kağıthane deresi


Rock City Tourism


Çıralı Uğur Pansiyon


Gölyaka Güzeldere Şelalesi


GUZELDERE SELALESİ


BOLU YAYLALARI


ÇORUM YAYLALARI


Kafkasör Turizm Merkezi (Kafkasör Yaylası)


eXTReMe Tracker
Sektor.gen.tr Toplist